Hapishanelerdeki Öğrenci Sayısı Kaç?

Hapishanelerdeki Öğrenci Sayısı Kaç?

TCPS Basın Duyuruları 19                                                                                                            

1 Kasım 2017

İki gündür basında yer alan haberlerde hapishanelerdeki öğrenci sayısının yaklaşık 70 bin olduğu yönünde bilgilere rastlanılmaktadır. Bu bilgilerin kaynağı Adalet Bakanlığı’dır. CHP milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin bilgi edinme başvurusuna verilen 21 Ağustos 2017 tarihli cevapta 2016 yılı sonu itibariyle hapishanelerde lise ve dengi okullar ile ön lisans ve lisans programlarına kayıtlı toplam hükümlü ve tutuklu öğrenci sayısı 36.033, açıköğretim programlarına kayıtlı toplam hükümlü ve tutuklu sayısı ise 33.268 olarak belirtilmektedir. Bu rakamların doğruluğu kabul edilirse 2016 yılı sonunda kayıtlı öğrenci sayısının toplamda 69.301 olduğu görülmektedir.

Ancak hem Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 2016 yılı faaliyet raporunda hem de CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verilen 12 Temmuz 2017 tarihli cevapta hapishanelerde Mart 2017 tarihi itibariyle “örgün eğitime devam eden 2.379, yaygın eğitime devam eden 33.268 hükümlü ve tutuklu” olduğu belirtilmektedir.

Adalet Bakanlığı’nın iki ayrı başvuruya verdiği cevapta yer alan ve yıllık faaliyet raporunda açıkladığı rakamlar farklıdır. Yaygın öğrenime devam eden öğrenci sayısı birebir aynı olmasına rağmen örgün öğrenime devam eden öğrencilerin sayısında 33.654 fark bulunmaktadır. Bu farkın nereden kaynaklandığını tespit etmek önemlidir.

Adalet Bakanlığı açıklama yapmadığı sürece Öğrenci mahpus sayısının 69.301 mi yoksa 35.647 mi olduğunu netleştirmek mümkün değildir ancak aradaki farkın nereden kaynaklandığına dair birkaç çıkarımda bulunulabilir.

1- Aradaki farkın kayıtlı olup da okuluna devam edemeyen öğrencilerden oluşması muhtemeldir. Çünkü CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin bilgi edinme başvurusuna verilen cevapta “Toplam hükümlü ve tutuklu öğrenci sayısı 36.033 ve bu kişiler lise ve dengi okullar, önlisans ve lisans programına KAYITLIDIR” ibaresi yer alırken, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verilen cevapta ise “ceza infaz kurumlarında ÖRGÜN EĞİTİME DEVAM EDEN 2.379 hükümlü ve tutuklu” nitelendirmesi yapılmıştır. Dolayısıyla aradaki farkın bir öğrenim kurumuna kayıtlı olmasına rağmen okula devam edemeyen kişilerden oluştuğu düşünülebilir.

2- Kayıtlı olup okuluna devam edemeyen öğrencilerin sayısının bu kadar yüksek oluşunun  22 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe giren 677 sayılı KHK ile ilgisi olabilir. 677 sayılı KHK’nın 4. maddesi, mahpuslar arasında ayrıma gitmekte ve “terör örgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya hükümlü” olanların öğrenim haklarını ellerinden almaktadır:

“Terör örgütü üyeliği veya bu örgütlerin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar sebebiyle tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumlarında bulunanlar, olağanüstü halin devamı ve kurumda barındırıldıkları süre zarfında, ülke genelinde uygulanan merkezi sınavlar ile örgün veya yaygın her türlü eğitim ve öğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından ceza infaz kurumu içinde veya dışında yapılan ya da yaptırılan sınavlara giremezler.”

Adalet Bakanlığı’nın 24 Ekim tarihinde basına yansıyan açıklamasına göre “terör nedeniyle tutuklu ve hükümlü” olanların sayısı 63.242’dir. Aradaki 33.654 kişilik farkın önemli bir bölümünün 677 sayılı KHK nedeniyle öğrenim hakları ellerinden alınan kişiler olduğu düşünülebilir.

3- Arada bir fark olmayabilir, Adalet Bakanlığı örgün öğrenime devam eden mahpus sayısını yanlış aktarmıştır.

Eğer yukarıdaki son varsayım geçerliyse rakamlarda bir hata olduğu düşünülüp geçilebilir ancak ilk iki  varsayım doğruysa ortada oldukça ciddi bir problem var demektir. Çünkü Anayasa’nın 42. maddesinde “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” denilmektedir. Anayasa’ya göre öğrenim bir haktır ve kimse bu haktan yoksun bırakılamaz. Ancak bu varsayımlara göre Türkiye hapishanelerinde anayasal olan bu hakkını kullanamayan 33.654 kişi vardır.

Adalet Bakanlığı aradaki bu farkı açıklayarak bu varsayımlardan hangilerinin doğru olduğunu açıklığa kavuşturmalıdır.

Türü: 
TCPS Duyurusu

THEA basın duyuruları